🎇 Siroz Hastalığında Karından Su Alma
oDbTau. Alkol ve Hepatit B ve C, bunlar dışında da farklı nedenler olmasına rağmen; sirozun ortak nedenleri arasındadır. Siroz hastalığı neden olan hastalıklar karaciğer hücrelerine zarar verir ve ölümle sonuçlanabilir; ardından da ölen karaciğer hücrelerine bağlı olarak iltihap ve onarım, skar dokusunun oluşmasına sebep verir. Canlı kalmayı başarabilen karaciğer hücreleri, ölen hücrelerin yerini geçmek için çoğalırlar. Bu artış yara dokusu içinde yeni meydana gelen karaciğer hücrelerinin toplanmasıyla sonuçlanır. Kimyasallar ve virüsler karaciğer hastalığı gibi vücudun bağışıklık sisteminin karaciğerde hâkim olduğu sirozun birçok nedeni vardır. Sirozun Hepatit B, C, safra kanallarının tahrip olması, alkol, karaciğerde biriken yağ oranı, demir vitamini fazlalığı, Wilson hastalığı, obezite ve veya diyabet rahatsızlığı, sindirim bozukluğu, bağışıklık sisteminden kaynaklı karaciğer hastalığı gibi farklı nedenleri bulunmaktadır. Siroz Belirtileri Genellikle, siroz karaciğer hasarı büyüyene kadar hiçbir şikayet veya semptom göstermez. Belirtiler ve semptomlar ortaya çıktığında ise; Yorgunluk Hastalıklı karaciğerde kanın pıhtılaşma üretiminden kaynaklanan kolay morarmalar İştah kaybı, mide bulantısı ve kusma Bacaklar ve ayaklarda ödem Aşırı kilo kaybı Ciltte meydana gelen kaşıntı Sarılık hastalığı libido kaybı İdrarda koyulaşma Karında sıvı birikimi Ciltte ince ve daha belirgin kan damarları oluşması Avuç içinde kızarıklık Konuşma bozukluğu Anemi gibi bazı rahatsızlıklar ile karşılaşabilir. Siroz Hastalığı Teşhisi Siroz, karaciğerde meydana gelen bazı hasarların saptanması ve tedavisi için zamanın ilerlemesinden kaynaklı bir aşamasıdır. Hastanın şikâyetleri doğrultusunda kişiye ait bazı alışkanlıkların ya da geçirilen hastalıkların bilgisi alınır. Ardından da hastaya kalıtsal olan herhangi bir durum olup olmadığına sorulur. Basit muayenelerle anlaşılabilecek bazı çalışmalar yapılır Örneğin karaciğerin bakılması. Siroz hastalığı olan kişilerin karaciğeri serttir ve genelde dalağı büyüktür. Karaciğer hastalığında ilk olarak karaciğer iltihabı görülür ve ardından bu iltihap tedavi edilmediği takdirde skarlaşmaya neden olabilir. Bu aşamada karaciğerin fazlasıyla geç kalmadan tedavi ile iyileşmesi hala mümkün olarak görülmektedir. Karaciğer fibrozu eğer ki erken tedavi edilmezse siroz ile sonuçlanabilir ve oluşan yara dokusu iyileşemez ama yara izinin ilerlemesinin önüne geçilebilir veya yavaşlatılabilir. Siroz hastalığı bazı yapısal değişikliklere neden olur ve bunun eskiye dönmesi imkânsızdır. Hastalığa neden olan etken kişinin bazı alışkanlıklarından kaynaklı ise alışkanlıklardan vazgeçerek tedaviye başlanmalıdır. Siroz ne kadar sürede iyileşir sorusunun cevabı tedavinin gidişatına göre belirlenmektedir. Siroz Hastalığı Tedavisi Siroz tedavisi karaciğerdeki zarar ve ayrıca ne denli önemli olduğuna bağlıdır. Uygulanan tedavide izlenen yolda karaciğerdeki skar dokusunun ilerlemesinin önüne geçmek, sirozun belirtilerini ve hastada oluşturabilecek semptomlarını önlemek veya tedavi etmek yer alır. Ciddi karaciğer hasarına sahip kişilerin hastaneye yatırılması ve müşahede altına alınarak izlenmesi gerekebilir. Aşırı alkol tüketimi hayatının bir parçası olan hastalar için ilk adım alkol bağımlılığına son verilmeye yönelik bir tedavidir. Bunun için de hastaya özel, durumunun gerektirdiği şekilde bir beslenme programı ve tedavi yöntemi belirlenir. İlaçlar siroz hastalığındaki ağrı ve acıların hafifletilmesini amaçlamaktadır. İlaç ile tedavi edilebilecek Wilson hastalığı gibi bazı siroz nedenleri vardır ve giderilebilir. Alanında uzmanlaşmış ve gerekli tetkikleri uygulanabileceği yönünde dâhiliye doktorları büyük bir öneme sahiptir. Tedavide kullanılan steroidler, penisillamin ve bir anti-enflamatuar ajan gibi bazı ilaçlar mevcuttur. Ancak bunların hayatta kalma süresini uzattığı yönünde herhangi bir özelliği olduğu görülmemiştir. Kaynak
Siroz nedir? Karaciğerin yapısının alkol, sarılık gibi nedenlerle bozulup hücrelerin hasar görmesine siroz denir. Karaciğer küçülür ve pütürlü bir görünüm alır. Sirozun Nedenleri Nelerdir? Alkol sirozun oluşumunda çok etkilidir. Hepatit B, C ve D hastalıkları da virüsleri sebebiyle karaciğerde iltihaplanmaya sebep olur. Safra kesesi ve kalp yetmezliği gibi hastalıklar ve ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımı bu hastalığa sebebiyet verebilir. Sirozun Belirtileri Başlangıçta sarılık, yorgunluk, bulantı, kabızlık, gaz birikimi, karın ve bacaklarda şişkinlik gibi belirtileri olup hastalık ilerledikçe şikayetler hastalığın kesinlik kazandığını gösterir. Sirozda aşırı iştahsızlık ve kilo kaybı, aç karnına kusma görülür. Dokular su tutmaz ve beyin hasarları görülmekle beraber algılamada zorluk yaşanabilir. Karaciğer tahrip olduğu için zehirli maddeler hücrelere zarar vermeye başlar. Geceleri idrar yapma durumu sıklaşır. Damarlar genişleyerek gözle görünür bir hale gelir. Siroz hastalığında vücuttaki kıllar dökülür. Bacaklar zayıflar ve sürekli uyuma isteği olur. Nefes darlığı ve bayılma krizleri de siroz belirtilerindendir. Yukarıdaki tüm bu belirtilerin yanında doktor kan tahlili ve karaciğerden parça alınıp incelenmesini isteyebilir. Ultrason ile karaciğerin durumu görülür ve kesin tanı konulur. Siroz Tedavisi Hepatit hastalığı nedeni ile oluşan sirozda virüslerin çoğalmasını durduracak tedavi yöntemleri uygulanır. Alkol sebebi ile oluşan sirozda ise alkol derhal bırakılmalıdır. Kesin bir tedavisi olmamakla beraber erken teşhis edildiğinde hastayı rahatlatabilecek ve hastalık hızını azaltabilecek önlemler bulunmaktadır. İdrar söktürücüler ile karındaki suyun azaltılması amaçlanır. Vitamin takviyesi yapılabilir ancak doktora danışmadan kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır. Siroz hastalarının tansiyonu yüksek olduğu için doktor tarafından tansiyon ilaçları verilebilir. Bazı durumlarda karaciğer nakli yapılabilir. Bu nakil işlemi ile iyileşme mümkün olabilir ancak karaciğerin vücuda uyumu çok önemlidir. Bazı karaciğer hastalıkları siroza dönüşebilir. Bu sebeple mutlaka tedavi ettirilmeli ve hepatit aşıları eksiksiz yaptırılmalıdır. Alkol ve aşırı yağlı yiyeceklerdende mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır. Etiketler siroz belirtileriSİROZ NEDENLERİsiroz nedirsiroz tedavisisiroz ve tedavisi
Dr. Tarkan Karakan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı e-mail tkarakan Karaciğer Hastalıklarına Özel Beslenme Karaciğer hastalıklarının bazıları iyi bir klinik seyir gösterdiği için özel bir diyet gerektirmez. Ancak kronik hastalıklar veya karaciğer yetmezliğinin eşlik ettiği durumlarda beslenme büyük önem kazanmaktadır. Bazı karaciğer hastalıklarında beslenme tedavisi aşağıda anlatılmıştırViral Hepatitler Viral hepatitlerin tıbbi beslenme tedavisi hastanın semptomlarına ve beslenme durumuna göre değişmektedir. Hepatitli hastalarda karaciğer hasarına neden olan alkol, uyuşturucu ve besin destekleri tüketiminden kaçınılmalıdır. Çoğu hastada diyet değişiklikleri gerekli Bağlı Karaciğer Hastalığı Alkolik Steatozis yağlanma Hastalığın bu evresinde alkol alımının kesilerek, sağlıklı bir beslenme programı ve egzersizle birlikte oluşturulan yaşam tarzı değişiklikleri hastalığın tedavisinde önemli yer tutmaktadır. Eğer hasta obez veya hafif şişmansa ideal vücut ağırlığına gelmesi, normal vücut ağırlığına sahipse vücut ağırlığı korunarak beslenme yetersizliği gelişiminin önlenmesi Hepatit Alkolik hepatit gelişmiş hastaların çoğunda beslenme yetersizliği görülür. Çünkü bu hastaların alkol alımı ile birlikte öğünleri atlamaları ve gereken besinleri alamamaları söz konusudur. Genellikle alkol kullanan hastalar yeşil sebze meyve tüketiminin bir kenara bırakırlar, alkolün kendisi enerji verdiği için tokluk hissi oluşturur ve normal yemeklerini yemezler. Alkolün verdiği enerji boş enerjidir ve vücuda bir katkı sağlamaz. Bu nedenle hastaların proteinden zengin beslenmesi çok önemlidir. Protein kaynağı olarak hayvansal proteinler değil daha çok bitkisel proteinleri tercih etmeleri gerekir. Bitkisel proteinlere örnek olarak baklagiller, mercimek, kuru fasulye, nohut, barbunya gibi gıdalar sayılabilir. Ayrıca kemik sağlığı açısından süt ve süt ürünlerinin de mutlaka yeterince tüketilmesi gerekir. Alkolik hepatitin tedavisi için alkol alımının tamamen kesilmesi temel tedavidir. Bununla birlikte başlangıcında beslenme desteğinin sağlanabilmesi için gastrit, bulantı ve kusmanın tedavi edilmesi Siroz Yapılan çalışmalar alkolik sirozlu hastaların %80- 100’ünde beslenme yetersizliği geliştiğini göstermektedir. Bu nedenle beslenme desteğinin sağlanması tedavinin önemli bir parçasıdır. Siroz hastalarında durum biraz daha farklıdır. Bu hastalarda kas kaybı çok fazladır. O nedenle bu kas kaybının yerine konması veya ilerlemesinin durdurulması gerekir. Siroz hastaları yanlışlıkla proteinden fakir diyetlere beslenirler, bu da kas kaybının artmasına sebep olur. Bu noktada yapılması gereken şey günde iki tane yumurta tüketilmesi ve özellikle yumurtanın beyazının tüketilmesi tavsiye edilir, çünkü yumurtanın beyazında yüksek kaliteli protein bulunmaktadır. Diğer bir konu da bu hastalarda kan şekeri düşmesinin sık görülmesidir. Kana şekeri veren organ karaciğerdir. Eğer karaciğer yeterince çalışamazsa kan şekerimiz düşer. Bu da, beynimizin çalışmasını olumsuz yönde etkiler. Siroz hastalarının açlığa tahammülü sağlıklı insanlara göre çok azdır. Bu nedenle siroz hastalarının uzun süre aç kalmaması gerekir. Günde üç ana öğün üç ara öğün tüketmeleri önerilir. Özellikle yatmadan önce bir şeyler yenilmesi çok faydalıdır. Böylece uykuda kan şekerleri düşmez. Alkolik sirozda, alkolik hepatitte olduğu gibi alkol alımının tamamen kesilmesi ve varsa gastrit, bulantı ve kusmanın tedavi edilmesi gerekir. Avrupa Beslenme Derneği’nin sirozlu hastalar için genel beslenme önerileri şöyledir Günlük enerji alımı kilo başına 30 kalori olmalıdır. Günlük protein alımı kilo başına gram olmalıdır. Kabaca hesaplamak için kilonuzla çarptıktan sonra günlük protein ihtiyacınızı hesaplayın. Besinlerdeki protein miktarını bulmak için basit bir yöntem olarak, 100 gram başına balıklarda 18-20 gram, kırmızı etlerde az yağlı 20 gram, tavuk etinde 18-23 gram protein bulunmaktadır. Bir yumurtada 12 gram protein vardır. Lüzumsuz diyet yapılmamalıdır. Az tuzlu diyetler <2g/gün yalnızca karında su toplanması asit ve ödem varlığında uygulanmalıdır. Gece öğünü ve günde 4-6 öğün tüketimi sağlanmalıdır. Serum çinko, kalsiyum, A, D, E ve K vitamini yetersizliklerinin taranarak, gerektiğinde destek yapılmalıdır. Akut hepatik ensafalopatide yani hastada karaciğer koması, şuur bozukluğu varsa protein kısıtlaması gerekebilmektedir. Doktorunuza danışınız. Mikro besin öğesi yetersizlikleri Mikro besinler vitaminler ve eser elementlerdir çinko, selenyum, molibden, vb. Alkolik karaciğer hastalığı olan bireylerde yağda Vitamin A, D, E, K ve suda çözünen vitaminlerin B ve C vitamini yetersizlikleri ve her bir vitaminin eksikliğine bağlı şikayetler yaygın olarak görülür. Mikro besin ögeleri yetersizliklerinin altında yatan mekanizma temel olarak abartılı diyetler yapmak, sıklıkla karından sıvı alınması, idrar söktürücü ilaçlar ve diğer bazı tedavilerdir. Folik asit folat yetersizliği Alkolik karaciğer hastalarında sıklıkla görülür. Alkol tüketimi, folik asit vitamininin üretimini azaltır. Özellikle kırmızı et ürünlerinin az tüketilmesine bağlı bu eksiklik ortaya çıkar. Suda çözünen vitaminlerin eksikliği Tiamin vitamini B1 vitamini yetersizliği ile, alkolik karaciğer hastalığı Wernicke’s ensefalopati ve Korsakoff sendromu denilen bilinç değişikliği yapan durumlara neden olabilir. Bununla birlikte sıklıkla B12 vitamini yetersizliği de görülmektedir. Bu nedenle komplikasyonların önlenmesi için özellikle B1 ve B12 vitaminlerinin eksikliğinin tedavi edilmesi gerekmektedir. Yağda çözünen vitaminlerin eksikliği Safra asidi üretiminin azalması, yemekle alımın azalması, karaciğerde üretimin azalması ve diğer mekanizmalar yağda çözünen vitaminlerin yetersizliğine sebep olur. Alkolü ve A vitaminini parçalayan enzimlerin benzer olması nedeniyle aşırı alkol alımı A vitaminini parçalar. Ancak yağda çözünen vitaminlerden D vitamini haricinde alkolik karaciğer hastaları için rutin destek önerisi bulunmamaktadır. Yine de, alkol tüketimi ile birlikte A vitamininden zengin gıdaların havuç, süt ürünleri, yumurta vb tüketilmesi önerilir. Diğer besin ögesi yetersizlikleri Alkolik karaciğer hastalıklarında özellikle idrar söktürücü kullanımına bağlı olarak çinko ve magnezyum seviyeleri düşer. Ayrıca yağlı ishale bağlı olarak kalsiyum, çinko ve magnezyum emilimleri azalmaktadır. Bu nedenle bu mineraller için en az günlük referans alım düzeyinde destek yapılması önerilmektedir. Diyet yağları Çalışmalarda alkolik karaciğer hastalığının gelişiminde diyetteki yağlarının türünün önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir. Omega-3 balık yağı ve Akdeniz diyetinin önemli bir parçası olan zeytinyağı ise inflamasyona iltihaplanma yol açmadığı için yağlı karaciğer hastalığında tercih edilmelidir. Burada unutulmaması gereken önemli bir konu ise bu yağların yeterince tüketilmesi ve gereğinden fazla alınmamasıdır. Çünkü her ne kadar zeytinyağı ve balık yağı faydalı olsa bile, sonuçta yağdır ve faydalı olduğunu düşünerek günlük ihtiyacın üzerinde alınan zeytinyağı bile zararlıdır. Kafein ve Kahve Kafeinin karaciğer koruyucu özelliklerini inceleyen pek çok çalışma bulunmaktadır. Alkolik karaciğer hastalığı oluşturulmuş farelere kafein verildiğinde yükselen serum ALT düzeylerinde, karaciğer dokusunda iltihaplanmada azalmalar gözlenmiştir. Ne kadar kahve içileceği tartışma konusudur. Yapılan çalışmalarda en az 3 kupa fincan değil filtre kahve tüketilmesi tüm ölüm oranlarında %15’e kadar azalma sağlamaktadır. Karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri riskini de azaltmaktadır. Ayrıca kahvede bulunan polifenol denilen bileşikler karaciğer hasarını önlemektedir. İşlenmiş kahvelerde ise bu özellik bulunmamaktadır. Kahvenin şekersiz ve sütsüz içilmesi önerilir. Enteral beslenme Beslenme desteği ürünleri Alkolik karaciğer hastaları genellikle gereksinmelerini normal beslenme ile karşılayamadıklarında ek desteğe ihtiyaç duyulmaktadır. Ağızdan beslenme destek ürünlerini vermek, damardan beslenme vermeye göre daha ucuz, kolay ve daha az risklidir. Sağlıklı bireylerde günlük alkol alımı önerisi Amerikalılar için yayınlanan diyet rehberinde günlük alkol alımı kadınlarda 1 birim, erkeklerde 2 birim olarak sınırlandırılmaktadır. Buna ek olarak, kadınların bir günde üç birimden, erkeklerin ise 4 birimden fazla alkollü içecek tüketmemeleri önerilmektedir. Bir birim alkol, yaklaşık olarak bira için 360 ml, şarap için 150 mL, cin ve votka gibi %40’lık distile içkiler için 45 ml olarak tanımlanmaktadır. 1 birim alkollü içecek ortalama 7-10 g alkol içermektedir. Karaciğer Yağlanması Alkole Bağlı Olmayan Yağlı Karaciğer Hastalığı Önemli miktarda alkol kullanımı olmayan erkeklerde <30 g, kadınlarda <20 g alkol bireylerde karaciğerde yağlanma olmasına alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı denilmektedir. Hastalık yavaş ve kademeli ilerlemektedir. Önce yağ birikimine bağlı karaciğer büyür ve sonra yağlı karaciğerde iltihaplanma başlar. Bu durum yıllarca devam ederse karaciğerde yara dokusu oluşup sonunda siroz tablosu meydana gelir. Bu nedenle yağlı karaciğer hastalığı ciddiye alınması gereken bir durumdur. Şu anda ülkemiz de dahil gelişmiş ülkelerde karaciğer sirozu ve karaciğer naklinin birinci nedeni yağlı karaciğerdir. Hatta karaciğer kanserinin de hepatit B’den sonra ikinci nedenidir denilebilir. Ülkemizde obezite, diyabet ve kötü beslenme alışkanlığının artmasına bağlı olarak karaciğer yağlanması hızla artmaktadır. Tahminlere göre her 4 kişiden birinde karaciğer yağlanması vardır ve bunların 10’da birinde ciddi iltihaplı karaciğer yağlanması bulunmaktadır. Yağlı karaciğer hastalığına neden olan beslenme biçimleri Fruktoz meyve şekeridir. Glukozdan farklı olarak karaciğerde daha rahat metabolize edilir. Ancak doğada serbest fruktoz pek bulunmaz. Sanayi devrimiyle birlikte rafine şeker üretimi artmıştır. Yine son yıllarda, mısır şurubundan elde edilen fruktoz; barsak geçirgenliğini arttırır, iştah merkezini uyarır ve insülin direncini arttırır. Bu nedenle mısır şurubundan elde edilen fruktozun azaltılması gerekir. Batı tarzı beslenme fast-food, hazır gıdalar, rafine un ve şekerler yağ metabolizmasını bozar, ayrıca oksitlenme sonucu hücrenin enerji üreten parçalarını bozar. Bu durum hücre içinde yağların depolanmasına neden olur. Yağlı karaciğer hastalığının tıbbi beslenme tedavisine ilişkin kabul edilmiş bir protokol olmamasına karşın mevcut veriler tedavide genel olarak şu yaşam tarzı modifikasyonlarının dikkate alınmasını destekler niteliktedir Hafif şişman ve obez bireylerde kademeli vücut ağırlığı kaybının sağlanması Kan yağlarının normal seviyede tutulması ve karın yağlarının göbek azaltılması Kan şekerini çok hızlı yükselten glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçınmak Basit şeker alımının azaltılması kesmetoz şeker gibi Toplam ve doymuş yağ alımının azaltılması hayvansal yağlardan kaçınmak Diyette posa, zeytinyağı ve balık yağından zengin kaynakların kullanımı Hareketlilik ve egzersizlerinin artırılması Yaşam tarzı modifikasyonları yağlı karaciğer hastalığının tedavisinde büyük önem taşımaktadır. Enerji alımının azaltılması, aerobik ve dayanıklılık egzersizlerinin artırılması yoluyla sağlanan vücut ağırlığı kaybı ile insülin direncinde sağlanacak iyileşmenin yağlı karaciğer hastalığında da olumlu gelişmeler sağlayabileceği düşünülmektedir. Vücut Ağırlığı Kaybı Amerika Gastroenteroloji Birliği’nin yağlı karaciğer hastalığı ile ilgili yayınladığı bir derlemede, kalp hastalıkları risk profili üzerine yararları göz önüne alınarak zayıflamayı önerilmiştir. Vücut ağırlığının %10’u verildiğinde karaciğer içindeki hücrelerde hızla düzelme ve yağların azaldığı görülmektedir. Diğer bir çalışmada şeker hastalarında ise vücut ağırlığındaki %8 azalma ile karaciğer yağlanmasında %25 azalma sağlandığı ortaya konmuştur. Diyetle enerji kısıtlaması Beslenme rehberlerinde, hedeflenen vücut ağırlığı kaybının sağlanabilmesi ve karaciğerdeki yağlanmanın azaltılabilmesi için 500-1000 kkal/gün düzeyinde diyet enerjisinin azaltılması ve bireyin gereksinmesi temel alınarak düşük kalorili diyet uygulanması önerilmektedir. Diyetle basit şeker ve fruktoz alımı Basit şeker alımı toz şeker, kesme şeker, şekerli meşrubatlar, pastane ürünleri karaciğer yağlanmasını arttırır. Hatta basit şeker alımları ile karaciğerdeki yağ miktarları ve hastalığın şiddeti arasında da ilişki saptanmıştır. Düşük yağ ve düşük karbonhidrat içeren diyetlerin karaciğer yağ düzeylerinde azalma sağladığı belirtilmiştir. Çalışmalardan elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, özel bir diyet kısıtlamasından ziyade enerji kısıtlamasının daha yararlı olabileceği düşünülmektedir. Yağlı karaciğer hastalarında iyileşme sağlayan özel bir diyet kompozisyonu bulunmamaktadır. Önemli bir vücut ağırlığı kaybı olmaksızın düşük karbonhidrat veya düşük yağ içeren diyetlerin tedavideki üstünlüğünün net olmadığı gerçeği de unutulmamalıdır. Yani esas olan kilo vermektir. Günümüzde fruktoz tüketimi önerilen düzeyden daha fazladır. Fruktoz alımının kısıtlanması yağlı karaciğer hastalarında olumlu etkiler meydana getirebilir. Fakat fruktoz tüketiminin ne düzeyde kısıtlanması gerektiği ve olası risk faktörlerine ilişkin net bir veri bulunmamaktadır. Polifenoller Bunlar yeni nesil antioksidanlardır. Özellikle kırmızımor renkli meyvelerde bol miktarda bulunur. Siyah çay, kahvede de bol miktarda bulunur. Polifenollerin karaciğer yağlanması ve iltihabın azaltılmasında rol oynadığı bilinmektedir. Ülkemizde özellikle yaban mersini, karadut, çilek, kiraz, mürdüm eriği yüksek polifenol içermektedir. Resveratrol Yaşlanmayı engelleyen bir bileşik olarak tanınan resveratrol güçlü bir antioksidandır. Karaciğer yağlanmasını ve iltihaplanmayı azaltır. En çok siyah üzüm çekirdeğinde bulunur. Bu nedenle siyah üzüm yerken çekirdeklerinin de çiğnenmesi faydalıdır. Siroz Hastalarında Beslenme Siroz karaciğerin geri dönüşsüz hasar görmesi sonucu işlevini yerine getirememesi ve karaciğerin dolaşımındaki kan damarlarında basınç artışına bağlı olarak yemek borusu başta olmak üzere damar baloncuklarının oluşmasıdır. Siroz hastalarında özellikle hayvansal proteinlerin bağırsak bakterileri tarafından amonyak ve diğer toksik maddelere dönüşmesi sonucu hepatik ensefalopati denilen zaman zaman oluşan şuur bozukluğu meydana gelmektedir. Ayrıca siroz hastalarında kas ve kemik kaybı daha hızlı oluşur. Kas kaybının önüne geçmek hastalarda yaşam süresini uzatmaktadır. Bu nedenle beslenme kritik öneme sahiptir. Siroz hastalarında gereksiz kısıtlayıcı diyetlerden kaçınmak gerekir. Yanlış bir uygulama olan karaciğer koruma diyetinde aşırı protein kısıtlaması sonucu kas kaybı artabilir. Bu nedenle hastaların dallı zincirli aminoasit kaynaklarını tüketmesi faydalı olacaktır. Bu aminoasitler bitkisel protein kaynaklarında yani baklagiller gibi besinlerde bulunur. Karaciğer kan şeker düzeyini sabit tutmakla görevlidir. Sağlıklı bir insan uzun süre aç kalabilir çünkü bu açlık sırasında karaciğer kana depoladığı şekeri vererek şeker düşmesini engeller. Sirozda ise karaciğer hasarlı olduğundan uzun süreli açlıklar hastalarda ciddi kan şekeri düşmelerine neden olur. Bu durum beyin fonksiyonlarının bozulmasına hatta karaciğer hücrelerinin kaybına neden olur. Bu hastaların sık ara öğünler alması, gece yatmadan önce nişasta, mısır gibi yavaş salınan karbonhidrat kaynaklarını tüketmesi önerilir. Siroza neden olan hastalıklardan özellikle safra yolunu tutan karaciğer hastalıklarında primer biliyer kolanjit, primer biliyer skleroz yağda eriyen vitaminler depolanamaz ve azalır. Bu vitaminler A, D, E ve K vitaminleridir. Bu hastalarda özellikle D vitamininin yerine konulması kemik kaybının önüne geçmek için kritik öneme sahiptir. Safra yolunu tutan karaciğer hastalıklarında mutlaka kemik mineral yoğunluğu ölçümü ve kanda D vitamini testi belirli aralıklarla yapılmalıdır. Lifli gıdalar barsaklarda yararlı bakterileri arttırarak karaciğerdeki hasarı azaltır. Ayrıca probiyotik içeren besin takviyeleri de karaciğer hastalıklarında yararlı olduğu gösterilmiştir. Probiyotikler hepatik ensefalopati denilen sirozdaki şuur bozukluklarının tedavisinde de Probiyotikler faydalı bakteriler olarak tanımlanabilir. Bağırsaklarımızda trilyonlarca bakteri yaşamaktadır ve bunların yararlı-zararlı bakteri dengesi sağlığımız için çok önemlidir. Karaciğer hastalıklarında bağırsaktaki bu bakteri dengesinin bozulduğu ortaya konulmuştur. Yukarıda anlatılan doğru beslenme tarzı ile bağırsak bakteri dengemizi iyileştirebiliriz ama bazen probiyotik denilen faydalı bakteri takviyelerini de dışarıdan almak yararlı olabilir. Bazı çalışmalar yağlı karaciğer hastalığı başta olmak üzere, siroz gibi hastalıklarda probiyotik alınmasının bazı yararları olduğunu göstermiştir. Şu anda; her karaciğer hastasına probiyotik almasını söylemek için yeterli kanıt olmamakla beraber, özellikle yağlı karaciğer hastalığında probiyotik takviyesi almak faydalı Nedeni ne olursa olsun bir karaciğer hastası için en iyi diyet Akdeniz diyeti’dir. Buna ek olarak fermente mayalı ürünlerin de göz ardı edilmemesi gerekir. Yağlı karaciğer hastalığında vücut ağırlığının %10’u verilmelidir. Ama bu kilo ağırlıklı olarak yağlardan verilmeli, kaslar korunmalıdır. Siroz hastaları ise gereksiz diyetler yapmamalı, protein alımını kısıtlamamalı, bitkisel proteinlere ağırlık vermelidir. Doktor ve konusunda eğitimli diyetisyen-eczacı ekibi dışında hiçbir diyet ve bitkisel ürün tavsiyesine önem verilmemelidir. Kaynaklar Gastrointesinal sistem hastalıklarında beslenme tedavisi. 1. Baskı, 2017 Ankara. Editör Doç Dr Gamze Akbulut Plauth M, Cabre E, Campillo B, et al. ESPEN guidelines on parenteral nutritionhepatology. Clinical Nutrition. 2009;28436–44. Preedy VR, Lakshman R, Srirajaskanthan R, Watson RR. Nutrition, Diet Therapy, and the Liver. CRC Press Taylor and Francis Group USA. 2010;159- 182. Qamar AA. Probiotics in nonalcoholic fatty liver disease, nonalcoholic steatohepatitis, and cirrhosis. J Clin Gastroenterol. 2015;4928–32 Ross AC, Caballero B, Cousins RJ, Tucker KL, Ziegler TR. Modern Nutrition in Health and Disease. Eleventh Edition. Lippincott Williams & Wilkins, a Wolters Kluwer China. 2014
Ana Sayfa SağlıkSiroz Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi 13 Nisan 2018 Okuma süresi 1dk, 49sn 850 Siroz hastalığı karaciğerde ortaya çıkan yaraların iyileşmeyip daha da ilerlemesi sonucu ortaya çıkan bir sağlık A-B-C veya alkol kullanımı gibi etkenlerden dolayı karaciğerde yaralar çıkmaya başlar buda sirozun doğmasına sebep hastalıkta karaciğere verilen hasarın geri dönüşü yoktur ancak erken teşhis gerçekleştirilirse hasar düzeyi en alta kadar düşebilir ama hastalık ilerlerse yaralar büyür ve karaciğerin görevini yerine getirmesine izin vermeyerek kişinin ölümüne sebebiyet durumlarda hastalığın ilerlemesiyle birlikte karaciğer kanseri Hastalığı Nedir?Siroz genellikle kan testi ile teşhisi konulabilen bir hastalıktır. Doktorların isteğine göre farklı tahliller ve testlerde istenebilmektedir. Bu tedavilerde en önemli hedef hastalığın ilerlemesini durdurmaya çalışmaktır bu yüzden sirozun o kişiye ortaya çıkmasındaki nedeni bulmaktan yakalanmadan önce alınması gereken önlemler şu şekilde sıralanabilir -Alkol tüketimi varsa bunu azaltarak hiç kullanmamış olmak. -Sağlıklı ve dengeli beslenmek. -Hepatit hastalıklarından uzak durmaya çalışmak. -Tabi ki en önemlisi de fazla kilolardan kurtularak ideal kilonuzda artık kişinin hayatını tehlikeye soktuğunda yapılacak tek şey kalır oda karaciğer Hastalığı Oluşum Nedenleri?Karaciğer normalde kendini en çok yenileme gücüne sahip olan bir organdır. Ama yaraların oluşumu engellenemediği takdirde giderek artarak karaciğer görevini yerine getiremez duruma demir birikimi, karaciğerin yağlanması, şeker metabolizması, aşırı alkol tüketimi, safra kanallarındaki hasarlar, Hepatit A-B-C, sağlıksız beslenme, fazla kilolar, yemekleri aşırı yağlı yemek, gibi temel faktörler sirozu ortaya Hastalığı BelirtileriGenel olarak siroz hastası bir kişi bunu erken fark edemez. Çok uzun bir süre geçtikten sonra hastalık ağırlaşarak kendini ortaya ciltte kaşıntı, bacaklarda şişkinlik, iştahsızlık, karın bölgesinde şişkinlik ve ödem, kilo gibi durumlar siroz hastalığının belirtileridir. Görüntülenme 850 Yorum Yap
Siroz Tedavisi Genel BakışSirozun Tedavisi Nasıl Yapılır?Alkol Bağımlılığı TedavisiSiroz ve ObeziteSiroz Tedavisi İlaçlarıVücutta Biriken Sıvının TedavisiPortal Hipertansiyonun TedavisiEnfeksiyonların TedavisiSiroz için Karaciğer TransplantasyonuGelecekteki Siroz TedavileriSirozun Bitkisel TedavisiYararlanılan Kaynaklar Siroz Tedavisi Genel Bakış İnternet ortamında bir takım araştırmalar yaparken insanların sirozun tedavisi var mı, sirozun tedavisi mümkün mü, sirozun tedavisi nedir, siroz tedavisi nasıl yapılır, sirozun bitkisel tedavisi, siroz tedavisinde en iyi hastane, sirozun tedavisi bulundu, siroz tedavisinde kullanılan ilaçlar, siroz tedavi edilir mi, siroz tedavi edilmezse ne olur, siroz geriler mi, siroz tedavi ilaçları, siroza iyi gelen gıdalar, siroz hastası ne yemeli gibi aramalar yaptığını gördüm ve siroz tedavisi konusunda detaylı bir yazı hazırlamaya karar verdim. Sirozda Beklenen Yaşam Süresi ile ilgili hazırlamış olduğum yazıya buradan geçiş yapabilirsiniz. Sirozun Tedavisi Nasıl Yapılır? Karaciğer sirozu tedavisi, siroza neden olan faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Karaciğer harabiyetine neden olan altta yatan patolojik durumun tedavi edilmesi şarttır. Bizim bu tedaviyi uygularken temel amacımız karaciğerde mevcut skar dokusunu azaltmak, skar dokusu artış hızını minimum seviyelere çekmek ve komplikasyonların önüne geçmektir. Ciddi düzeyde hasar içeren siroz tedavileri hastaneye yatış gerektirebilmektedir. Alkol Bağımlılığı Tedavisi Bildiğiniz üzere düzenli alkol tüketimi siroz oluşumuna sebebiyet veren baş faktörlerden bir tanesidir. Alkol bağımlılığı nedeniyle siroza yakalanan bireyler alkolü derhal bırakmalıdır. Alkol karaciğere toksik etki yapmakta ve karaciğer doku harabiyetini hızlandırmaktadır. Bunun için mutlaka alkol bırakma programı yapılmalıdır. Siroz ve Obezite Siroz hastalığında kontrol altına alınması gereken durumlardan bir tanesi de aşırı kilolardır. Alerjik olmayan karaciğer hastalıklarının zeminin hazırladığı siroz tedavisinde kilo vermek ve kan şekeri düzeylerini normal seviyelerde tutmak oldukça önemlidir. Sirozu kontrol altında tutmak için kilo verilirken protein alımının yeterli düzeylerde olmasına dikkat edilmelidir. Siroz Tedavisi İlaçları Bir takım hepatit kontrol ilaçları ile ilerleyen dönemde siroza neden olabilecek hepatit hastalıklarının karaciğere verdiği hasar minimalize edilebilir. İlaçlar bazı sirozların ilerlemesini yavaşlatabilir. Örneğin geçmişte primer biliyer siroz ismini verdiğimiz şimdilerde primer biliyer kolanjit olarak bilinen bu hastalığa erken evrede yakalanan bireylere uygulanan ilaç tedavileri oldukça etkilidir. Sirozun ileri evrelerine geçişi büyük ölçüde yavaşlatır. Vücutta Biriken Sıvının Tedavisi Vücutta özellikle karın bölgesinde meydana gelen sıvı birikimi veya karın şişliği tedavisi için tuz kısıtlamaları, uygun bir diyet programı ve diüretik adını verdiğimiz söktürücü ilaçlar kullanılmaktadır. Bu sıvı birikimi bazı durumlarda çok fazladır ve karaciğere zarar vermemesi için tüp takılmasını gerektirebilir. Portal Hipertansiyonun Tedavisi Karaciğeri besleyen damarlarda artan basıncı yani başka bir deyişle portal hipertansiyonu kontrol altında tutmalıyız. Gerekli durumlarda bu damarların tespit edilebilmesi için bir takım endoskopik yöntemler kullanılabilir. Şiddetli vakalarda karaciğer damarlarının basıncını azaltmak ve kanamaların önüne geçmek için tüpler kullanılabilir. Enfeksiyonların Tedavisi Enfeksiyonlara karşı hekiminizin önerdiği antibiyotikler veya diğer tedaviler kullanılmaktadır. Burada önemli bir husus ise koruyucu tedavi yapılasıdır. Gelişebilecek pnömoni ve hepatit gibi hastalıklara karşın önlem olarak aşılar yapılabilmektedir. Siroz için Karaciğer Transplantasyonu Karaciğer dokusu tamamen kaybedildiğinde ve bazı kompleks siroz vakalarında karaciğer nakli tek tedavi şansımız olabilmektedir. Sarılık, vücutta sıvı birikimi, varis kanamaları, hepatik ensefalopatiler ve böbrek fonksiyonlarında bozulmalar görüldüğünde transplantasyon düşünülebilir. Karaciğer naklinin en sık sebebi bildiğiniz üzere sirozdur. Bu nakil ölen bir bireyin karaciğerinden veya sağlıklı bir bireyin karaciğerinden alınan bir parçanın hastaya nakledilmesi şeklinde gerçekleşir. Bu nakil adayları ameliyat öncesinde bu nakilin gerçekleşmesi durumunda yeteri kadar fayda görüp görmeyeceğinin belirlenmesi için kapsamlı bir takım testlere girerler. Ayrıca alkol nedeniyle siroza yakalanan bireylere nakil gerçekleşebilmesi için öncelikle alkol bırakılmalı ve bir süre yoksunluk periyodu yaşanmalıdır. Gelecekteki Siroz Tedavileri Bilim insanları mevcut siroz tedavilerini daha iyi bir noktaya taşımak ve yeni tedaviler bulabilmek amacıyla çalışmaları sürdürmektedirler. Ancak karaciğer dopkusunun geri dönüşsüz harabiyeti nedeniyle bu çalışmalardaki başarı oranı sınırlı kalmış durumda. Temel tedavi çalışmaları sirozu ortadan kaldırmaktan ziyade sirozun ilerlemesini durdurmak ve ortaya çıkmasını önlemek üzerine yoğunlaşmıştır. Birey taramalarını arttırmak, yaşam tarzı değişikliklerini yaygınlaştırmak, yeni ilaçların bir takım kombinasyonlarını yapmak ve erken teşhis oranını artırmak gibi çalışmalarda bu amaçla yapılmaktadır. Gelecek dönemlerde fibrozise bağlı olarak ortaya çıkan sirozu fibrozisi geri döndermek yoluyla azaltmak veya tersine çevirmenin mümkün olabileceği düşünülüyor. Sirozun Bitkisel Tedavisi Sirozun neden olduğu karaciğer hasarını tedavi etmek için bir takım bitkisel ilaçların kullanıldığı bilinmektedir. Silymarin içeren devedikeni sütü siroz için en çok kullanılan bitkisel maddedir. Bunun dışında meyan kökü, şizandra ve astragalus gibi bitkilerle ilgili çalışmalarda mevcuttur. Netice itibariyle karaciğer sirozu için bitkisel ürünleri önerecek kadar bilimsel çalışma mevcut değildir. Buna ek olarak bazı bitkisel ürünlerin aşırı kullanımı neticesinde karaciğer üzerine toksik etki yaparak zarar verdiği bilinmektedir. Alternatif tıpdan yardım almak istiyorsanız bunu mutlaka doktorunuz ile konuştuktan sonra yapınız. Konuyu toparlayacak olursak günümüz şartlarında hiçbir tedavi karaciğerinizde meydana gelen hasarı geri döndüremeyecektir ancak bazı tedaviler karaciğer hasarını önleyebilir veya yavaşlatabilir. [su_box title=”Siroz ile İlgili Diğer Yazılarımızı Okumak İster misiniz?” style=”soft” box_color=”3e5ae2″] Siroz Hastaları Ne Kadar Yaşar? Kaç Çeşit Siroz Vardır? Dekompanse Siroz Nedir? Kriptojenik Siroz Nedir? Alkole Bağlı Karaciğer Sirozu [/su_box] Yararlanılan Kaynaklar Siroz konusyla ilgili olarak aklınıza takılan herşeyi yorum bölümünden sorabilirsiniz. Cevap vermekten mutluluk duyacağım.
siroz hastalığında karından su alma