🥋 Türkiye Israfı Önleme Vakfı Iletişim
5Xq0jh. 17 Mayıs 2018 Perşembe 0918 322 Okunma Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül, Kahramanmaraş Valiliği ile yeni bir protokol imzalamak için geldiği Kahramanmaraş’ta Büyükşehir Belediye Başkanlığını da ziyaret etti. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Bekir Kılıç, Genel Sekreter Züver Çetinkaya, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ayşe Taşkıran ile bir araya gelen Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül, Kahramanmaraş’ın mikro kredi kullanan kadınlar sayısında önemli bir yere sahip olduğunu ve Türkiye sıralamasında 1. Sırada yer aldığını ifade ederek teşekkür etti. Başkanlık katında gerçekleşen ziyarette Başkanvekili Kılıç, ziyaretin anısına Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül’e Maraş işi bakır kayık tabak hediye etti. Başkanvekili Kılıç, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül ile birlikte Kültürpark’ta bulunan Maraş Oyuncakları Atölyesini ziyaret ederek kursa katılan kursiyerlerle sohbetti. Daha sonra Kurtuluş Destanı Panorama Müzesi’ni gezen Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül, Başkanvekili Bekir Kılıç ile birlikte müzeyi gezdi. Müze hakkında görüşlerini dile getiren Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül, Kurtuluş Destanı Panorama Müzesi’nin gerçekten mükemmel bir müze olduğunu ve herkesin mutlaka görmesi gerektiğini ifade ederek emeği geçen herkese teşekkür etti.
2038 Manisa Valisi Yaşar Karadeniz, Türkiye israfı Önleme Vakfı TİSVA organizasyonunda gerçekleştirilen 7 KİBELE isimli belgeselin özel gösterimine katıldı. Manisa Valisi Yaşar Karadeniz, Türkiye israfı Önleme Vakfı TİSVA organizasyonunda gerçekleştirilen 7 KİBELE isimli belgeselin özel gösterimine katıldı. Gösterimin ardından Manisa'da mikro kredi alarak faaliyet gösteren 10 kadın girişimciye kredi çekleri takdim Kaymakamlığı Toplantı Salonunda düzenlenen programa Vali Yaşar Karadeniz'in yanı sıra Şehzadeler Kaymakamı Cemal Hüsnü Çaykara, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Halil Fatih Akgül, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı temsilcileri, Manisa' da mikro kredi alarak faaliyet gösteren kadın girişimciler ve çok sayıda vatandaş Türkiye İsrafı Önleme Vakfından mikrokredi alan ve kendi girişimlerini başlatan, Türkiye'nin 7 farklı bölgesinden kendilerine 'Hepitalist' bir dünya oluşturmaya çalışan dar gelirli mikro girişimci kadınların başarı hikayesini konu alan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle çekilen 7 KİBELE isimli belgeselin gösterimi ile ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle çekilen 7 KİBELE isimli belgeselin gösterimi sonrası Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Halil Fatih Akgül, vakfın faaliyetleri ve mikrokredi alarak kendi girişimlerini başlatan kadınların çalışmaları hakkında bilgi verdi.'Üreten şehir Manisa'da kadınlarımız, üretimin dışında düşünülemez'Vali Yaşar Karadeniz programda yaptığı konuşmada, Manisa'nın üreten bir şehir olduğunu ve üreten şehirde kadınlarımızın da üretim zincirinin dışında olmasının düşünülemeyeceğini ifade ederek; "Yetişkin iş gücü nüfusunun yarısı üretip yarısı tüketirse o ülkede istenen gelişme ve kalkınma sağlanamaz. Ülke olarak millet olarak gelişeceksek, kalkınacaksak ister vasıflı olsun, ister vasıfsız olsun yetişmiş insan kaynaklarımızın tamamından istifade etmemiz lazım. Vasıfsız olanları belli eğitimlerden geçirerek vasıflı hale getirmek, üretebilir hale getirmek mümkün" eğitimler ve sağlanan desteklerle kadınlarımızı üretim zincirinin içine dahil etmenin önemli olduğunu da vurgulayan Vali Karadeniz, "Kadınlarımızı istihdama kazandıracak istihdam yollarının mutlaka aranması gerekiyor. Türkiye İsrafı Önleme Vakfının da bu konuya el atmış olması oldukça sevindirici. Bir de bu işin sosyal adalet yönü var. Dar gelirli ailelerimizin sadece yardımlarla geçinmesinin mümkün olmadığını biliyoruz. Bizler sosyal yardımlaşma vakıfları aracılığıyla bu ailelerin geçinmesi için değil ancak zor anlarında tutunabilecekleri bir dalı olacak yardımlar yapabiliyoruz. Zaten geçinmenin yolu çalışma ve üretmekten geçiyor, bunun başka bir alternatifi yok. Dolayısıyla da bu ailelerimizin içinde çalışabilecek, üretebilecek kadınlarımız varsa bunların destekleniyor olması bu açıdan önemli. Daha önce çalıştığım yerlerde de Türkiye İsrafı Önleme Vakfının mikro kredi uygulamasının başarılı ve güzel örnekleri ile karşılaştım. Bugüne kadar bu çalışmalarda emeği geçen başta Aziz hocamız olmak üzere şu anki vakfın yönetimine ve çalışma ekibine, Manisa şubesindeki arkadaşlarımıza ve vakfa katkı sunan herkese, üreten tüm kadınlarımıza şükranlarımı sunuyorum" diye ardından Manisa'da mikro kredi alarak faaliyet gösteren 10 kadın girişimciye kredi çekleri, Vali Yaşar Karadeniz ve protokol üyeleri tarafından teslim edildi. - MANİSA TESK Genel Başkanı Palandöken, Manisa'da esnaf temsilcileriyle bir araya geldi Dönmez 'Akkuyu NGS Proje takviminde bir aksamaya müsaade edemeyiz' Dönmez 'Akdeniz'de 45-60 günlük süremiz var. Bu sürede sondajımızı tamamlayacağız. Keşif bulursak milletimizle müjdeyi paylaşacağız.' Kaynak İHA Yaşar Karadeniz, Karadeniz, Türkiye, Manisa, Ekonomi, Son Dakika Son Dakika › Ekonomi › Kadın girişimcilere çekleri takdim edildi - Son Dakika Bu haber İhlas Haber Ajansı tarafından hazırlanmış olup habere tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. İhlas Haber Ajansı tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı İhlas Haber Ajansı kurumudur. Son Dakika
Türkiye’nin yıllık gıda israfı faturası 214 milyar TL Dünyada her yıl 1,3 milyar, Türkiye'de ortalama 26 milyon ton gıda israf ediliyor. Dünya genelinde israf edilen bu gıdaların yıllık değeri ise 1 trilyon dolar. Dünyanın önde gelen yemek ve destek hizmetler sağlayıcılarından Compass Group, günümüzün en büyük küresel sorunlarından biri haline gelen yemek israfı konusuna sosyal sorumluluk bilinciyle yaklaşan kurumlardan biri. Grup, “Yemek İsrafını Durdur Günü” girişimiyle bu yıl da, Türkiye’nin de dahil bulunduğu tüm ülkelerde çeşitli farkındalık çalışmaları gerçekleştirerek, herkesi gıda israfının önüne geçmeye davet ediyor.
Türkiye’de en büyük israfın kamu kaynaklarının israf edilmesinden kaynaklandığını aktaran Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Halil Orhan, devletin israfın önüne geçmesi gerektiğini söyledi. Google News'te Doğruhaber'e abone olun. İsrafların önlenmesi için yetkililere çağrıda bulunan Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Halil Orhan, kamu kaynaklarının israf edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdi. Özelde Ankara'da genelde ise Türkiye’de kamu yararına yapılmış tesislerden atıl durumda olanlar, yapıldıktan sonra sahipsiz bırakılmış tesislerin haddi hesabı yok. Bu anlamda kamu kaynaklarının israf edilmesi söz konusudur. İsraf edilen tesislerin başında Avrupa'nın ve Türkiye'nin en büyük eğlence parkı Ankapark gelmektedir. Sincan Sinan Şamil Sam Spor Kompleksi bitirilmiş olduğu halde faaliyete geçmemesi atıl bir vaziyette. Hacı Bayram Camii yanındaki “Ulus Kültür Merkezi, Kapalı Çarşı, Dolmuş Durakları” projesi 2018’de hizmete açılması beklenirken kama inşaatı bitirilmiş halde bekletilmektedir. Etimesgut’ta bulunan ve hayalet bina olarak bilinen bina önce AVM, daha sonra hastane ve üniversite olacağı duyurulan ancak bir türlü hizmete açılamayan Etipark binasının akıbeti hala belirsiz. Şehir planlaması, yeşil alan ve şehirleşme için vatandaşın istifadesine sunulmayan devasa askeri araziler ve israf edilen birçok kamu kaynakları içler hacısı bir halde. “Ankapark sekiz yılda tamamlanmış bir tema park’ projesidir” Avrupa'nın ve Türkiye'nin en büyük eğlence parkı Ankapark hakkında bilgi veren Orhan, “Ankapark’ın ne zaman açılacağı, açıldıktan sonra ziyaretçi sayısının kaç kişi olacağı, ne kadar para harcandığıyla yıllardır gündemden düşmeyen ve sekiz yılda tamamlanmış bir tema park’ projesidir. Resmi Gazete’de ilk kez yayımlanmasından bugüne geçen sekiz yıllık sürede Guinness Rekorlar Kitabı’na gireceği de, yılda 10 milyon turistin ziyaret edeceği de, kullanılan oyuncakların sağlıksız olduğu da, içerisine yerleştiren dinozorları da manşetlerden düşmeyen Ankapark, henüz resmi olarak açıklanmayan bir nedenle, belirsiz süreli olarak kapandı.” dedi. “Ankapark, 50 TL giriş ücretiyle yılda 18 milyon kişi gelirse maliyeti karşılayabilir” Medyada yer alan haberler de parkın son işletmecisinin projede zarar ettiği ve çalışanlarını işten çıkardığı yönünde olduğunu belirten Orhan, “Bu söylentiler üzerine Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin eski Başkanı ve Ankapark projesini başlatan isim Melih Gökçek Twitter hesabından konuyla ilgili söylentilerin asılsız olduğunu ve kısa zamanda faaliyetlerine devam edeceğiyle ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Mimarlar Odası’nın Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Independent Türkçe’ye yaptığı açıklamada kapanma kararının bir iflas’ ya da zarar’ ile ilgili de olabileceğini, zira mahkeme kararı olsa kendilerinin de bilgilendirileceğini aktardı. Ankapark, 50 TL giriş ücretiyle yılda ancak 18 milyon kişi gelirse ancak maliyeti karşılayabilir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre Ankara’yı 2017’de ziyaret eden toplam turist sayısı 496 bin. 125. Verilere de bakıldığında hedeflenen sayılara ulaşılamayacağı da aşikârdır. Ayrıca, ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlar ve küresel bazda yaşanan Covid-19 sebebiyle kar durumu söz konusu değildir. Disneyland bile zarar ederken Ankapark’ın yılda 10 milyon turist çekmesi mümkün değildir. Ayrıca, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan araştırmalar gösteriyor ki; Ankaparkta yer alan bir dinozorun yerine 41 EGO otobüsü alınarak halka daha fazla fayda sağlanabilirdi.” ifadelerini kullandı. “Ankapark'ın başkent belediyesine maliyeti 750 milyon dolar” Ankapark ile ilgili konuşmasının devamında Orhan, şunları aktardı “380 adet dinozor ve 80 bin metre kamuflaj malzemesi alındığı ve ihale bedelinin 7 milyon 485 bin 349 TL olduğu resmi kayıtlarda da mevcuttur. Abelisourus Dinozor’ adlı oyuncağın fiyatının 31 bin 748 TL olduğunu açıklarken konuyla ilgili bir araştırma yapan Şehir Plancıları Odası, yayınladığı raporda sadece dinozorlar için Belediye bütçesinden 8 milyon 664 bin 992 lira harcandığını duyurmuştur. Ankapark’ın açılışından iki gün sonra gerçekleşen duraksamanın sebebi olarak, hız trenlerine 5 yılda bir yapılması gereken bakımların da zamanında yapılmamış olması ve bu bakımların da ek maliyet oluşturduğu aşikârdır. Bunun gibi yapılan harcamalara bakıldığında, Ankapark’ın yalnızca kedili havuzu için 2 milyon lira harcandığını bunun hesaplaması yapıldığında bin 335 işçinin maaşına eşit olacaktır. Mansur Yavaş konuyla ilgili aşağıda yer alan açıklamalarda bulunmuştur. Mansur Yavaş Ankapark'ın başkent belediyesine maliyetinin 750 milyon dolar olduğunu açıklamış ve Bu para, belediyenin ailelere yaptığı yardımı 30 yıl boyunca karşılardı’ sözlerini sarf etmiştir. Ankapark için yapılan masrafların diğer kalemlerine de bakıldığında harcamaların ne kadar büyük ve gereksiz olduğu gözler önüne serilmekte kamu kaynaklarının amaçsız ve gereksiz yere israf edilmektedir.” “Sinan Şamil Sam Spor Kompleksi tamamlanmasına rağmen faaliyete geçmiyor” Sincan’da Sinan Şamil Sam Spor Kompleksi bitirilmiş olduğu halde faaliyete geçemediğini söyleyen Orhan, “Adını, Dünya Şampiyonu Milli Boksör Sinan Şamil Sam’dan alan FIBA standartlarına uygun kültürel ve sportif organizasyonlara ev sahipliği yapması planlanan 7 dönümlük bir arazi üzerine konumlandırılmış olup 2 bin 500 kişilik tribüne sahip olup kapalı Spor Salonu bünyesinde 420 metrekarelik basketbol ve 162 metrekarelik voleybol sahası bulunmaktadır. Yapımı 2020 yılı Ağustos ayında tamamlanmış olduğu ve 2020 yılı Aralık ayında da Sincan Belediyesi Başkanı Murat Ercan tarafından yakın zamanda halka hizmete açılacağı belirtilen Sincan Sinan Şamil Sam Spor Kompleksi’nin hala faaliyete geçmemiş olduğunu görüyoruz.” dedi. Orhan, açıklamasını şu şekilde devam etti “Mart 2021 tarihli habere göre, Sinan Şamil Sam Spor Salonunun yapılan anlaşma gereği Gençlik ve Spor Bakanlığına devredildiğini öğreniyoruz. Takas usulü devri yapılacak spor komplekslerinin yerine eski kapalı spor salonu ve Sincan Lisesinin arazisi Sincan Belediyesine verilmesine karar verilmiştir. Sincan Belediyesi, yaptığı israflara daha fazlasını ekleyerek, kapalı spor salonu ve Sincan Lisesini kapsayan yaklaşık 40 bin metrekare alanın Kültür Merkezi alanına katarak büyük bir meydan yapmak istemektedir. Gençlere yatırım’ adı altında temeli atılan 5 adet Gençlik Merkezleri yaklaşık 470 metrekare alana sahip olup gençlerin sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerini gerçekleştirebileceği aynı zamanda ders çalışma alanlarına sahip tesisler olarak yapılması planlanmıştır. Gençlik Merkezleri projesinin inşasının Mayıs 2021 ayında bitmiş olduğu belirtilmesine rağmen bu merkezlerde hala faaliyete başlanmamıştır.” “Yarım kalan projeler de yapılan kamu kaynaklarının israfı gözler önüne serilmektedir” 2018’de hizmete açılması beklenilen Hacı Bayram Camii yanındaki “Ulus Kültür Merkezi, Kapalı Çarşı, Dolmuş Durakları” projesinin tamamlanmadan durdurulduğunu belirten Orhan, “Ankara Büyükşehir Belediyesince 2016 yılında Hacı Bayram Caminin arkasındaki eski dolmuş duraklarının bulunduğu noktada başlatılan ve 650 araç kapasiteli kapalı modern minibüs duraklarının yanı sıra kültür merkezi, bilim müzesi, kapalı çarşıların yer alacağı 5 katlı dev kompleksin yapımına hala devam ediliyor. 2018’de hizmete açılması beklenen proje yarım kalmış durumdadır. Bitmesi beklenen proje 21 bin metrekarelik alanda, 90 bin metrekare kapalı alana sahip. Selçuklu mimarisi tarzındaki 5 katlı projenin 2 katında 650 dolmuş hizmet vermesi planlanmıştır. Modern minibüs-dolmuş duraklarının yanı sıra kongre merkezi, bilim müzesi, sergi alanları, yeme içme alanları ve sosyal donatılar da yer alacaktır. Bu ve bunun gibi yarım kalan devam edilmeyen projeler de yapılan kamu kaynaklarının israfı gözler önüne serilmektedir.” ifadelerine yer verdi. “7 yıldır ne olacağına bir türlü karar verilemeyen dev proje” Önce AVM, daha sonra hastane ve üniversite olacağı duyurulan ancak bir türlü hizmete açılamayan Etipark binasının akıbetinin hala belirsiz olduğunu aktaran Orhan, “Bu proje, Ankara’nın tam ortasında kaderine terk edilen ve 7 yıldır ne olacağına bir türlü karar verilemeyen dev bir projedir. Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, binanın, ilçenin en büyük ihtiyacı olan hastaneye dönüştürülmesi gerektiğini, aksi takdirde belediye hizmet binası yapılacağını söylemiştir. Haziran 2007'de 12 bin metrekarelik alan üzerine inşa edilmeye başlanan dev AVM inşaatı usulsüzlükler ve kanuna aykırılıklar nedeniyle Danıştay ve İdare Mahkemesi tarafından 29 Mart 2009 seçimlerine 1 ay kala durdurulmuştur. Kararın ardından gerçekleşen seçimlerden sonra koltuğu Serhat Kemal Yılmaz'dan devralan Enver Demirel, inşaatı 30 milyon 250 bin TL karşılığında yüklenici firmadan geri almıştır.” dedi. “Etipark binası akıbeti belirsiz bir hayalet bina olarak mevcutta atıl olarak beklemektedir” Orhan, “Kaba inşaatı biten ancak bir türlü akıbeti belli olmayan Etipark'a daha sonra Bilge Üniversitesi talip olarak binayı üniversite hastanesi ve kampüs yapmak için Etimesgut Belediyesiyle görüşmelere başlamıştır. Bilge Üniversitesi, vakıf üniversitesi olması nedeniyle devir teslim işlemleri için İçişleri Bakanlığından izin alınması gerekiyordu. Bakanlık, Etimesgut Belediyesine olumsuz yanıt vermiştir. Daha sonra binayı Türk Hava Kurumu Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi de istemiştir ancak bu sefer de Etimesgut Belediyesi İlçe Belediye Meclisi'nden beklenen karar çıkmamıştır. Bu proje, akıbeti belirsiz bir hayalet bina olarak mevcutta atıl olarak beklemektedir.” şeklinde belirtti. “Türkiye toplamında 326 bin 200 hektar askeri alandan 11 bini İstanbul, 7 bini Ankara’dadır” Şehir planlaması ve şehirleşme için vatandaşın istifadesine sunulmayan devasa askeri araziler hakkında da Orhan, şunlar aktardı “Çevre ve Şehirçilik Bakanlığının çalışmasına göre Türkiye toplamında 326 bin 200 hektar askeri alan var. Bunların 11 bini İstanbul, 7 bini Ankara’dadır. Çevre ve Şehirçilik Bakanı Mehmet Özhasekinin, 81 ilde şehir merkezlerinde bulunan askeri alanların büyüklüğü konusunda, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne yaptırdığı tarama çalışması sonuçlanmıştır. Türkiye genelinde şehirlerin yerleşimlerinde, 326 bin 200 hektar askeri alanın bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bunun 11 bin hektarının İstanbul’da, 7 bin hektarının ise
Zafer Özcivan Ekonomist İnsanlığın temelinde yatan ve sayısı sonsuza kadar giden ihtiyaçlar dizini söz konusudur. Bunlar en temel olarak beslenme, hava, su, barınma, korunma olarak sınırlanabilir. Maslow’un ihtiyaç teorisinde belirtildiği gibi insan en temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra diğer ihtiyaçlara sıra gelmektedir. Bunlar tatil ihtiyacı, itibar görme, en iyi şekilde beslenme, en iyi şekilde giyinme, en lüks arabaya binme gibi sıralanabilir. Türk Dil Kurumu’nun sözlük tanımına göre israf ’Gereksiz yere para, zaman, emek vb. harcama, savurganlık’ anlamına gelmektedir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere boşa giden zaman, gereksiz yere harcanan para, boş yere verilen emek, ihtiyaçtan fazla satın alınan kıyafet, yiyecek maddeleri, elektronik eşyalar, ev gereçleri, güzellik ve bakım ürünleri vd. hepsi birer israf kalemini teşkil eder. Günümüzde geri gelmeyen tek faktör zaman olduğu için zaman kaybı en çok israf kalemidir. İsraf etmemek cimrilikle karıştırılmamalıdır. Çünkü gereği kadar tüketim yapmak veya ihtiyaçları kontrollü olarak kullanmak hiçbir zaman cimrilik değildir. İsraf, dinimizce de haram kılınmıştır. Günümüzde lüks yaşam ve gelir düzeyinin artmasıyla birlikte israf kalemleri de buna paralel biçimde artmıştır. Bu artışın en büyük sebebi reklamlar ve tüketim alışkanlığımızdaki değişiklikler olabilir. Günlük yaşamımızdan örnekler vermek gerekirse; - Tıraş olurken veya diş fırçalarken suyu kapatmayız. Bunun sonucunda israf edilen suyu hesaplamak gerekirse seksen dört milyon nüfuslu ülkede ne kadar suyun boşa aktığını varın siz hesaplayın. - Kullandığımız pet şişelerin içi boşaldıktan sonra çöp kutusuna atıyoruz. Doğaya bırakılan bir pet şişe veya poşet yüzlerce hatta binlerce yıl çürümeden erimeden aynı şekilde kalıyor ve bu da çevre kirliliğine neden oluyor. Geçtiğimiz yıl hükümetin poşetleri 25 kuruş gibi cüzi şekilde paralı yapması, bir nebze olsun poşet tasarrufu yapılmasına yol açmıştır. Pet şişelerde de depozito getirilmesi gündeme alınabilir. Daha da ötesi pet şişelerin geri dönüşümde kullanılması mümkün olmayabilir ama bunun yerine depozitolu cam şişe kullanımı yaygınlaştırılabilir. Çünkü cam şişe hem sağlıklı hem de kırılsa bile eritilerek tekrar kullanılabilir. Üretimde bir kavram vardır SUYUN AYAK İZİ. Üretim süresince kullanılan su miktarının ölçülmesi suyun ayak izi olarak tanımlanır. Bu bağlamda gıdalar da su kullanarak hazırlandığına göre birkaç örnekle bu konuyu açalım. - Bir parça biftek için harcanan su miktarı=7,000 litre - Bir kg. Tereyağı için harcanan su miktarı=5,300 litre - Bir hamburger için harcanan su miktarı=2,400 litredir. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Aziz Akgül, ekmek israfının beraberinde yaklaşık 2 milyon 500 bin metreküp su kaybına sebebiyet verdiğine değinirken bu miktardaki bir suyun İstanbul'un bir günlük su ihtiyacını karşılayacak büyüklükte olduğunu ifade etmiştir. - Reklamlar veya vitrinlerde gösterilen aktivitelerin gözlerimizi aldatması nedeniyle ihtiyacımız olmayan kıyafet veya aksesuarları satın alabiliriz. Çoğunlukla bunlar kısa süreli kullanıldıktan sonra bir köşede kalmaktadır. Son yıllarda yerel yönetimler, bazı cadde ve sokaklara giysi geri dönüşüm kumbarası koyarak bunların azaltılması yönünde adım atmışlardır. Bir de bizim toplum olarak marka bağımlılığımız, yeni çıkan bir marka veya ürünü satın alıp kullanarak sosyal çevremizde kendimizi ispatlama dürtümüz maalesef öne çıkmaktadır. Özellikle gençler arasında bu tutum yaygındır ve israftan başka bir şey değildir. - Örneğin Antalya sebze haline gelen gıdaların büyük çoğunluğu satış sırasında veya satılmak üzereyken ezilip çöpe gidiyor. Daha sonra sebze ve meyveler Anadolu’nun çeşitli merkezlerine sevk edildikten sonra gittikleri yerde de aynı akıbetle karşı karşıya kalıyor. Tonlarca sebze ve meyve atılmak durumunda kalıyor. Verilen emek, harcanan para vd. israf edilmiş oluyor. Ülkemizde en çok israf kalemlerinin başında gıda maddeleri gelmektedir. Araştırmalara göre son beş yılda ülkemizde yıllık ortalama 26 milyon ton gıda israf edilmektedir. İsrafın hacmi buna göre neredeyse 2,5 milyon kamyon büyüklüğündedir. Bir başka örnek de özellikle tatil bölgelerinde faaliyet gösteren otellerde yapılan israfın boyutları son derece büyüktür. Otellerin açık büfe restoranlarında alınan yemeklerin büyük çoğunluğu tabakta bırakılmakta ancak bazı turistik işletmelerin artık yemekleri hayvanlara vererek değerlendirdikleri de bilinmektedir. Oteller de her şey dahil sistemi ile bir yerde israfın önünü açmaktadır. Türkiye israfı önleme vakfının 2020 yılı raporunda belirtildiğine göre yıllık gıda israfımız 40 milyar TL civarındadır. Ekonomik olarak sıkıntılı bir süreçten geçtiğimiz şu dönemde bu parayla neler yapılabilir, nerelerde kullanılabilir düşünmek ve hesaplamak gerekir. - Toplumsal gelir düzeyinin artmasıyla birlikte trafikte araç sayısı da çoğalmıştır. Ancak akaryakıt fiyatlarının artmasıyla birlikte tasarruf ve gereksiz araç kullanımının da önüne geçilmelidir. Yürümek hem sağlığa faydalı hem de israfı önlemek için uygulanan bir yöntem olmalıdır. - En başta çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı hepimizin kullandığı ve bir lüks kullanım aracı değil ihtiyaç haline gelen cep telefonları ve bilgisayarlar başta olmak üzere kullandığımız elektronik eşyaların da önemli miktarda israfı yapılmaktadır. Gelişen teknolojinin hızına ayak uydurmak neredeyse imkânsız hale geldiğinden ortalama her iki yılda bir elektronik eşyaları yenisi ve en son teknoloji ile çalışanı ile değiştiriyoruz. Ancak bunların bu kadar sık periyotlarda değişimi tamamen bir israftır. Önemli olan kullandığımız elektronik aletlerin fonksiyonlarını yerine getirip getirmediğidir. Çünkü bunlara ödenen paralar son derece astronomik rakamlardır. Özellikle cep telefonu üreticilerinin cihazın ömrünü kısa tutarak tüketicinin değişim yapmasına yönlendirmeleri de gelen duyumlar arasındadır. - Bir diğer konu geri dönüşüm olanaklarının sonuna kadar kullanılmasıdır. Örneğin yağmur suları biriktirilerek en basit şekliyle tarım sulama sistemlerinde kullanılabilir. - Özellikle iş yerlerinde, kamu kurum ve kuruluşlarında gözle görünür şekilde kâğıt israfı yapılmaktadır. Günümüzde kâğıt kalem yerine elektronik posta veya mesaj yoluyla iletişim yaygınlaşmaktadır. Başka bir israf yolu da telefon konuşmalarının gereksiz yere uzatılması ve boş konuların konuşulmasıdır. - Hükümetlerin temel görevi devletin tek gelir kaynağı olan vatandaşlardan toplanan vergileri ve diğer kaynakları en verimli şekilde kullanmaktır. Bu konuda personel eğitilmeli ve israfı önleme komisyonları kurulmalıdır. Örnekler daha da çoğaltılabilir ama zamanınızı almamak için burada kesmek zorundayım. Günümüzde bazı insanlarımız israfın farkında değildir ve bu konuya yeterince önem vermemektedir. Bunu önlemek için toplumsal bilinci aşılamak, eğitime ve öğretime önem vermek gerekir hatta okullarda tasarruf ve israf dersleri konulmalıdır. İnsan olarak hepimiz her şeye sahip olmayı her ürünü kullanmayı isteriz ve ihtiyaçlarımız sonsuzdur. Ancak bu ihtiyaçlarımızı karşılamaya çalışırken ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundayız. Günümüzde olmayan parayı bize harcatmaya yönelik kullanılan kredi kartları bilinçsiz kullanıldığı taktirde bir israf faktörüdür ve kişiyi zor durumda bırakabilir. Sadece kredi kartları değil, vadeli satışlar, reklamlar sürekli olarak tüketimi teşvik etmektedir. Tüm bunlar israf ekonomisinin birer ögeleridir.
türkiye israfı önleme vakfı iletişim